Birbirinizi sonsuza kadar kaybedince;
hiçbir şey olmuyormuş.
6 Oct 2011 / 10 notes
“Gerçek olan içimdeki bu boşluk mu? Değil! Bir şey var, ama eksile eksile var.”
Sanırım hepimizi, kendimiz yapan bu. Eksilerek var oluyoruz, eksilerek büyüyoruz. Bir şeyler geri verilmez şekilde alınıyor bizden. Azalarak biz oluyoruz. Umarım benzemeyiz onlara, katılaşmayız hiç. ‘Aylak Adam’ gibi hep tek gerçekliği, sevgiyi ararız. O‘nu bulacağımıza dair inancımızı hiç yitirmeyiz. 13.04.2011
..yazmışım Nihan’a. Valencia’ya gönderdiğim kitabın içine.
27 Aug 2011 / 8 notes
meğer;
yeni olan her şeyi, eskiye hiç benzemediği için seviyormuşum. ya da benzemediği zaman.
13 Aug 2011 / 5 notes
iyi geldi.
biliyordum.
silmeyeceğim.
28 Feb 2011 / 11 notes
ihtiyacım var. onu uzun zamandır görmüyorum. aslında onu tanımıyorum ama tanıyorum. sadece o bilmiyor. belki şu anda en güzel o anlayabilir beni. neden bilmiyorum öyle hissediyorum. belki söyleyeceği iki söz iyi gelecek bana. umurunda mı bilmiyorum. ama bu satırları okuyacak biliyorum. biraz olsun umurundaysam bana ulaşır zaten. ama neden umurunda olayım ki. ama ona çok ihtiyacım var. anlayamazsınız. yazmayacaktım bir daha. ama yazıyorum. belki ona ulaşmak için. belki sabaha pişman olup bu yazdığımı sileceğim. ama o, mesafeler ve o mesafelerin yıpratıcılığı ile ilgili bana teselli verebilecek tek insan. ve ona ihtiyacım var ama ulaşamıyorum. bir tek o iyi gelecek biliyorum. neden bilmiyorum. bu kadar. benden bu kadar.
27 Feb 2011 / 11 notes
biz
insanlar olarak büyütmeyi çok seviyoruz.elimizdeki her şey bir an önce büyüsün diye acele ediyoruz.ektiğimiz çiçek, yaptığımız çocuk, yaşadığımız ilişki…sahip olduğumuz ne varsa.
ama bir şeyi unutuyoruz.
hevesle büyütmeye çalıştığımız her şeyin büyüsü bozuluyor.
fark ettiğimizde ise artık çok geç kalmış oluyoruz.
çünkü hızla büyümesini istediğimiz her şey göz açıp kapayıncaya kadar yaşlanıp ölüyor.
27 Jul 2010 / 45 notes
[Flash 9 is required to listen to audio.]
it’s allright. baska bir sey degil…
ötesi yoktur.
“tamam.” dır.
“geçti.” dir.
17 Jun 2010 / Notes
makası uzattı. “al hadi.” dedi.
“al, saçımı kes.”
ben boş gözlerle bakarken ona, onun gözleri doldu.
“biliyorum.bir şeyleri kesmek istiyorsun.kesip atmak.”
“al o zaman.” dedi.makası elime tutuşturdu.
“saçımı kes işte.”
yutkundu.
“ama sen..yalnızca saçımı kes.”
sesi titredi.yaşlar süzülmeye başladı gözlerinden.
“çünkü..” dedi.
“bir tek bu acıtmayacak.”
17 Jun 2010 / 227 notes